gökçeşair(düş işçisi)

6/3/2008 - şiirim... aşk süsü verilmiş itiraflar

Kategori: siirlerim

 

 

bAŞKalaşım geçirdi içimde

sana dair

kırık heceli yorgun bir sözcük…

 

yıkıldı önyargılarımın kör iskeleleri

ve bardağın yalnızlığına dokundu damla…

 

 

aşk göründü üstat

diye seslendi kalem

yürek; karalanmış bir kâğıt

gördüm, sildikçe yalnızlığımı…

 

 

kırılmış kanatlarına dokundum

hüzün şakıyan avuçlarımla

derme çatma yuvasından  

düştükçe kalbim…

 

 

ve kudurdu içimdeki mavi deniz

bardağın yarım kalan boşluğunda…

 

yüzmeyi bilmeyen bir kayıktı gözlerim

gel-git kederler taşıdım yokluğunun kıyılarına

güvertemde tuzlu yaşlar

sustukça karaya oturdum yüzünde

 

 

bAŞKaları görmesin diye susuzluğumu

ikimizin olduğu fon dip gecelerde

su katmadan içtim yüreğini

artık kör kütük sarhoşum senden…

 

ve kırık heceli bir sözcüktü

içime üfleyen sûru

 

mahşerindeyim…

 

yıkıldı önyargılarımın kör kuyuları

bardağın yalnızlığını aldı damla

ve içime taştı aşk…

 

 

gökçeşair/2007

resimdeki aşkım kızım öykü sezen

 

 

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/2/2008 - şiirlerimden... dili olsaydı fotoğrafların

Kategori: siirlerim

 

 

dili olsaydı fotoğrafların

anlatırdı

siyah-beyaz yalnızlığını ülkemin.

kimbilir

içine düştüğüm bu telaş

belki kendi yalnızlığımdır...

 

içime sessizce bir kapı aralanır

davetsiz bir aydınlık doldurur yüreğimi

ya bir çocuk çıkar ağlayarak

ya da buyurun

biz gidelim oturmaya...

 

 

gökçeşair... 10 kasım 2002

(resimdeki ise gökçeşair'in kızı: Öykü Sezen'im)

 

 

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/6/2007 - herkesin bir yalnızlığı olmalı...

 

 

YALNIZLIK EN GÜZEL KALABALIK

 

Eski yapraklar toplardık ağaç diplerinden

Kimi öykülerde kalmış sararmış yapraklar

 

Yeni bir çağın çocuklarıyız şimdi yaş mı dediniz

Her yaş kendi çağının çocuğu sayılmaz mı yoksa

 

Şimdi yalnızca dağ başlarında kaldı yalnızlıklar

Kalabalıklar akıyor şimdi yalnızlık sokaklarına

 

Çivit mi dedin evet çivit aşklar yaşanmaz yürekte

Suyla yıkanır oldu yalan sürülü dudaklarda aşklar

 

Bu çağa özgü ne yeni romanlar yazılıyor beyaz camlara

Çizgisiz sarı saman yapraklı defterler oysa şimdi nerede

 

Nasıl da kanıyoruz akan fabrika atığı derelerin parıltısına

Aynanın sırrı sürülmüş yatağın ardında neler saklı söylese

 

Küçük kasabalı genç gökçe şair doğru söyler şu yaşlı adama

Yalnızlık en güzel kalabalık! Bırak gerisi bildiğin gibi aksın

 

Ömer Akşahan

02.06.2007/Ödemiş

 

 

 

Teşekkürler Ömer Ağabey,

Ne mutlu ettin beni...

Evet ağabey; yalnızlık en güzel kalabalık değil midir?

Aslında herkesin bir yalnızlığı olmalı, zaman zaman kalabalığında kaybolacağı...

 

 

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/5/2007 - gökçe yazılar

 

toza dönüşüyor çocukluğumun kül renkli duvarları.

hiç düşünmemiştim arkasında saklambaç oynarken o duvarların, bir gün benden küçük kalacağını. nefesimi tutup; beni bulmaya gelen ebenin yaklaşan ayak sesleriyle beraber içimde büyüyen kederli bekleyişlerde anladım hayatın beni bazen üzeceğini. ama yine de o duvarların dibinde hiç şiir okumadım.

şimdi şiirin düş tozuna karışmış leblebi tozlarıyla genzi kaşınan, burnu sızlayan eksik yaşanmış yılların keder (o kederi o kadar çok arzuluyorum ki) dolu çocukları; "madem kapının ardındaydınız, nerden esti bu çirkin gitmeler"?

çuval dolusu leblebilerimiz var daha, beraber dönüştüreceğiz birbirine benzeyen çocukluklarımızı toza...

 

gökçeşair

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/5/2007 - gökçe yazılar


 

Aşk; her bireyin, bir diğerinin mutlu olmasını şiddetle arzulamasıdır.
"Sevgilim sen mutlu ol, benim olmasan da, benimle olamasan da. Gitmem gerekiyorsa seni mutlu etmek içindir emin ol. Teşekkür ederim ağlamadığın ve peşimden gelmediğin için. Benim seni mutlu edemeyeceğime olan inancımın büyüklüğüdür, böyle küçük gidişlere sarılışım. Gidiyorum, teşekkür ederim. Beni terk ettiğin için...

 

gökçeşair

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/3/2007 - sevdiğimiz türkülerden

 

yarim senden ayrılalı

hayli zaman oldu gel, gel

bak gözümden akan yaşa

ab-ı revan oldu gel, gel.

 

böyle m'olur küsüp gitmek

seni seveni terk etmek

haram oldu yemek içmek

işim figân oldu gel, gel.

 

kurulu yaydır asılmaz

gönül yarinden kesilmez

ölmeyince dert eksilmez

halim yaman oldu gel, gel.

 

kul aşık ever varmaya

halinden haber sormaya

yetiş namazım kılmaya

seni seven öldü gel, gel..

 

yöre : erzincan

derleyen : yavuz top

 

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/1/2007 - küçük kentlerin büyük yalnızlığına

Kategori: oylesine

Yeni bir kente gelirsiniz bazen. Küçük kendi halinde bir kasabadır. Belki yükünüz ağır, belki yorgunsunuz, belki yağmur yağıyor. Şemsiyesiz yalnızlığınıza dökülen meraklı bakışlar arasından, avucunuzdaki yitik adrese dökülecek bir kaldırım ararken kendinize, size o kentte ilk kapıyı açan yüzün heyecanı ve merakı içinde kaybolursunuz. Sonra beceriksiz sarılmalar ve tedirgin süzüşler...

Zaman geçer, alışırsınız kentin zavallı yalnızlığına. Sarılınca sıcaklığı size geçen ilk yüz ve yalnızlığınızdaki sevinci sizinle paylaşan taşralı kederler geçen zamanla beraber içinizdeki boşluğu büyüterek doldururlar. Orada kaldıkça kendinizden ve düşlerinizden uzaklaşıyor olmanın bilinci bile azaltmayacak kendi içinizde düştüğünüz uçurumun boyunu...

Sonra gidersiniz. Miadını doldurmuş yalnızlıkların iğreti mükâfatı olarak...

O şehre ait kartpostallar alırsınız yılın belirli günlerinde. Tanıdık el yazılarının kâğıt kokusuna karışmış kokularında yeniden gelirsiniz bir gün o kente.

O ev satılmıştır. Tanımadık yüzleri görünce korkarsınız kapıları tıklatmaktan. Yalnızlığınızın parmak uçlarına basarak uzaklaşır ve bir zamanlar sizinle akan o sefil hayatı izlersiniz. O kent sizi çoktan terketmiştir. Yokluğunuzun bıraktığı mutsuz arsalara kaçak ömürler dikilmiştir.

Kentin ufak çay bahçesinde, tanımadığınız yeni sahibinden içilen ısmarlama çay, aramak için geldiklerinizi bulamamanın hüznüyle karışacak ve birazdan başlayacağını hissettiğiniz bir yolculuğun kekremiş tadını bırakacak dudaklarınızda...

Şimdi o ufak çay bahçesinde oturup bunları size yazarken, hiçbir sokağında geçmeyecek ismimi alıp başka kentlerin çıkmaz sokaklarında kaybolmaya gidiyorum. Belki yağmur yağıyor, belki yüküm ağır, belki yorgunum...

Bana o kapıyı açanlar neden gitti...
Nereye...

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/1/2007 - şiirlerimden

Kategori: siirlerim

 

gittim;
yüzü güzelleşsin diye ayrılığın,
gittim; gelmeleri ustalaştırmaya...

azrail'i gördüm bir gün
dedemle kahve içerken, kapı arasından
bir daha kahve istemedi dedem...

o gün inandım
tabutların ormandan hüzün taşıdıklarına...

çiviye vurdukça usta
uzak bir kalbi ayrılık delmektedir.

tanıyıverdi gideni
çekici eline vurdu üstat
ve çürüğe ayrıldı tabut, içindeki ayrılıkla

üzerine not düşüldü:
-sahibi tarafından beğenilmedi-

 

gökçeşair

 

 

Yorum (10) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/12/2006 - şiirlerimden

Kategori: siirlerim

 

korkunun yarasaları tünerdi düşlerime
ters durmuş, yalnızlığımla sevişirken ben
mağaradan bozma bir gece-konduda...

şiirin ışıklarını salardım gök-yüzüme
gün gecikince.
alacakaranlıkta
kalem ucu bir düş kırıklığı...

"güneşe çık" derdi annem
iyi gelir kırıklarına...

 

gökçeşair

 

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/12/2006 - şiirlerimden

Kategori: siirlerim

 

annemin oğulları olan şairler
kalbimizin dudakları yarık
bahar hırsızları...

hangi kente dökülürse dökülsün yüzüm-üz
aynı köyden geçmez mi hüz(ü)n-ümüz
damarlarımızda terlemiş karıncaların
parmak izleriyle...


avuçlarımızda dal kırığı acılar var
toprağın üstüne düşen kim
altında ben...


dudakların yarıldı, kanadım...

sus, dökme çiçeklerini çocukluğumun
annem(iz)in kalbine, kalbine...

 

gökçeşair

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

DÜŞ İŞÇİSİ - İçinde aşk olan bir şarkı, bir şiir ya da bir hikayeyim. Nerde başlayıp nerede biteceğini hiç bilemeyen. Ferhat'ın taştan yaptığı bağlamaya Veysel'in sevda yüklediği bir türküyüm belki de. Anonim bir yaştayım. Adem'in çaldığı elmada bir kurttum. Havva bir bıçakla bölene kadar beni. Ben insanım, benim adım aşk. Sesim, soluğum, rengim aşk. Sesime gelin... sesime gel... sesime... ses... gel... gokcesair@hotmail.com .......Free Image Hosting at www.ImageShack.us............

Arkadaşlarım

calmevie
milkboy
ferbay
AR
yildirayelik
sarap62
ruzgarlisokak
blogdoktoru
deadxgirl
dungeon
hazerfan
sokaklambasi
prenstenes
mariposa
bengisuyum
zeze
asmakilit
yunusevren
nimo
gizligundem
okayyildiz
yara
BibiS
yellowdaisy
rgb
yesimelik
kardanhasan
yansimalar
Kleopatra81
hussoloji
gazikemal
xdeadxgirlx
nymphia
poem
minerva
shekkercik
maviperi
Chilekk
BAYKELEBEK
samanyoluaydin
konjenital
uyandirmaservisi
inopnevma
tuva
gonulcelen
simarik
holaaam
ile
injury
battygirl
inatdelisi
sekizincirenk
sengidince
mavisevdalar
yesilkelebek23
buzdanheykeller
isteOan
butterflys
gokcesa
tatlisozluk
tmolosedebiyat
kgmykorkmaz
POLYANNA
mutlu31
mutlu67
canandansiirler
baslarsahayatyeniden
postane
lnur
USTAD
nahitmenteselisesi
tekeli
seckincetin
HandanGokcek2
dorukates
yagmurtuana
wamtol
patika
cic
birbilenkisi
dilan518
emoxsensation
demircisevgili
yorgunasker13
melikeprensessss
guleviya
turkceyasam
OoAYSELoO
muratkulcuoglu
cnshmt
cnshmt2
pehlivanturkey
maveradan
filbahar
kerrar
SerkanEngin
dergahli
siberdevlet
omeraksahan
doymadimsana