toza dönüşüyor çocukluğumun kül renkli duvarları. hiç düşünmemiştim arkasında saklambaç oynarken o duvarların, bir gün benden küçük kalacağını. nefesimi tutup; beni bulmaya gelen ebenin...
Aşk; her bireyin, bir diğerinin mutlu olmasını şiddetle arzulamasıdır. "Sevgilim sen mutlu ol, benim olmasan da, benimle olamasan da. Gitmem gerekiyorsa seni mutlu etmek...
Yeni bir kente gelirsiniz bazen. Küçük kendi halinde bir kasabadır. Belki yükünüz ağır, belki yorgunsunuz, belki yağmur yağıyor. Şemsiyesiz yalnızlığınıza dökülen meraklı bakışlar arasından, avucunuzdaki...
gittim;yüzü güzelleşsin diye ayrılığın,gittim; gelmeleri ustalaştırmaya...azrail'i gördüm bir gündedemle kahve içerken, kapı arasındanbir daha kahve istemedi dedem...o gün inandımtabutların ormandan hüzün taşıdıklarına...çiviye vurdukça ustauzak...
korkunun yarasaları tünerdi düşlerime ters durmuş, yalnızlığımla sevişirken benmağaradan bozma bir gece-konduda...şiirin ışıklarını salardım gök-yüzümegün gecikince.alacakaranlıkta kalem ucu bir düş kırıklığı..."güneşe çık" derdi annemiyi...
annemin oğulları olan şairlerkalbimizin dudakları yarıkbahar hırsızları...hangi kente dökülürse dökülsün yüzüm-üzaynı köyden geçmez mi hüz(ü)n-ümüzdamarlarımızda terlemiş karıncalarınparmak izleriyle...avuçlarımızda dal kırığı acılar vartoprağın üstüne düşen...
seni beklerken, gel(me) diye… kapılarını açtım gülümseyişinin bütün kuşları saldım göğe göçmen bir hüzün dağıldı yüzüne ben sürgün adını ateşe verdim alfabemde andıkça yansın diye dilim... ağzım...